Sitemize HoşgeldinizBugün :Saturday, October 19, 2019
<%=Islemler.TexteGoreBilgiVer("Select Baslik From T_Icerik Where Filtre=@filtre", "meta_"+GetLocalResourceObject("dil").ToString(), 20) %>
ANA SAYFA HAKKIMIZDA ÜRÜNLERİMİZ HABERLER İLETİŞİM
HELİKO BAKTERDE DÜNYA DEVİ ARTIK TÜRKİYE'DE
Gulf Coast Medical 1982 yılında Amerika'da tıbbı deneyler araştırma laboratuvarı olarak kurulmuştur. Şirketin en büyük silahlarından olan Pylo Plus çok ciddi ar-ge çalışmalarından sonra pazara girmiştir. Ürünün Türkiye'deki ilk ve tek distribütörü olarak MTD medikal bünyesinde piyasaya sürülmüştür. 
  Pylo Plus'ı rakiplerinden ayıran en büyük özelliği çok kısa sürede çok daha fazla doğruluk oranına sahip olmasıdır. 

Helicobacter pylori adlı bakteri 1983 yılında ilk defa Avustralyalı iki doktor tarafından insan midesinde gösterildi. Daha sonra bu bakterinin ülser hastalığının en önemli nedeni olduğunun kanıtlanması gastroenterolojide bir çığır açmıştır. Çünkü; eskiden ülserin yaşam boyu devam eden bir hastalık olduğu ve zaman zaman alevlenmeler ile seyrettiği bilinirdi. Oysa, günümüzde ülser hastalığının en önemli iki nedeninin Helicobacter pylori ile aspirin ve benzeri ağrı kesici romatizma ilaçlarının olduğunu biliyoruz. Bakteri tedavi ediir ve hasta aspirin ile benzeri ağrı kesici ilaçları kullanmaz ise ülser hastalığı tamamen ortadan kalkmış olur. 

İlerleyen yıllarda bu bakteri ile gastrit, mide kanseri ve mide lenfoması gibi hastalıklar arasında önemli bir ilişkinin varlığı gösterildi. Ancak midesinde bakteri olan herkesin mide kanseri adayı olması söz konusu değildir. Kanser gelişimi tek bir etken ile oluşmamamktadır. Kanserin oluşması için genetik yatkınlık, bakterinin varlığı, kötü beslenme gibi birçok faktörün bir araya gelmesi gerekir.
Helicobacter pylori 'nin mide hastalıklarındaki bu önemli rolünün kanıtlanmış olması bu bakteriyi insan midesinde gösteren Marshall ve Warren'e 2005 yılında Nobel ödülünün verilmesine neden olmuştur. Bu gastroenteroloji alanında verilen ilk Nobel ödülü olması nedeniylede çok önemlidir.

Helicobacter pylori 'nin görülme sıklığı nedir ?
Helicobacter' in toplumlarda görülme sıklığı o toplumun sosyoekonomik durumu ile çok yakından ilişkilidir. Örneğin bu bakteri ile infekte olmuş insanların oranı Avusturalya'da %20, ABD'de %30 oranında bulunurken ülkemizde %70 civarındadır. Bazı Afrika ülkelerinde %100'e ulaşabilmektedir. Ailede yaşayan birey sayısı arttıkça bakterinin bireylerde bulunma olasılığı da artmaktadır.

Helicobacter pylori nasıl bulaşmaktadır?
Bakterinin nasıl ulaştığı kesin bilinmemektedir ancak, bakterinin ağız yoluyla bulaştığı ve bu bulaşmanın genellikle çocukluk çağında olduğu kesindir.

Helicobacter pylori
 varlığı nasıl tespit edilir ?
Endoskopi yapılan hastada mideden alınan biyopside bakterinin varlığı kolaylıkla tespit ediebilmektedir. Endoskopi yapılmayan hastada nefes ya da dışkı testi ile bakterinin varlığı saptanabilir. Tüm bu yöntemler ile bakteri aranır iken hastanın mide asidini azaltan ilaçlar veya antibiyotik almadığından emin olmak gerekir. Bu ilaçlar bakterinin görünmesini engellemektedir. Kan ya da tükrük testlerinde bu bakteriye karşı gelişmiş antikorun gösterilmesi bakterinin varlığını göstermez. Bu testler ile gösterilen antikor hastanın yaşamının herhangi bir döneminde bakteri ile karşılaştığını gösterir, bakterinin canlılığının göstergesi değildir. Bu nedenle pratikte bu testler kullanılmamalıdır. Endoskopi yapılmadan bakterinin araştırılması, nefes testi ya da dışkı muayenesi ile yapılabilir. Nefes testi dışkı muayenesinden daha duyarlıdır.

Ne zaman tedavi edilmelidir ?
İdeali bakteriyi taşıyan her hastada tedavi uygulamaktadır. Ancak ülkemizde bakterinin çok yaygın olması, tedavide başarı oranının düşük olması, giderek artan antibiyotik direnci ve maliyet nedeniyle mutlak tedavi gereken hastalarda öncelikle tedavi uygulanmaktadır. Mide veya duodenum (oniki parmak barsağı) ülseri olan, erken mide kanseri nedeniyle ameliyat olmuş veya ailesinde birinci derecede akrabasında mide kanseri olan hastalar ile midesinde metaplazi denilen hücresel değişiklikleri olan hastalarda mutlaka tedavi uygulanmalıdır. Bunun dışındaki durumlarda bireysel karar verilebilmektedir.

Nasıl tedavi edilir ? Her bakteride olduğu gibi tedavide antibiyotikler kullanılmaktadır. Ancak Helicobacter pylori  güç tedavi edilebildiğinden tedavide birden fazla antibiyotik birlikte kullanılmakta ve tedaviye mide asidini azaltan bir ilaç ilave edilmektedir. Mide asidinin azaltılması antibiyotiklerin etkisini arttırmaktadır. Tedavi süresi 10-14 gün olmalıdır. Bu tedavi süresince antibiyotiklerin bazı yan etkileri olabilir. Bu nedenle mümkün ise ilaçlar kesilmemelidir. Çünkü böyle bir durum ikinci denemede bakterinin tedavi şansını azaltmaktadır.

Tedavi edildikten sonra tekrarlar mı ?
Etkin bir tedavi uygulandığında bakteri %80-90 olasılıkla tedavi edilmektedir. Bakterinin tekrar midede görülme olasılığı ise çok düşüktür. Ancak maalesef ülkemizde bu bakteriyi tedavi edebilme olasılığı günümüzde %50-65 oranına düşmüştür. Bunun nedeni toplumumuzda antibiyotiklerin gelişigüzel kullanılması ve tedavide aynı antibiyotikleri ihtiva eden protokollerin tekrar tekrar kullanılmasıdır. Eğer bir antibiyotik kombinasyonu ile bakteri tedavi edilemedi ise tekrar tedavide aynı kombinasyon kullanılmamalıdır. Farklı bir tedavi protokolü uygulanması gerekir. Başarısızlık durumunda uygulanacak ikinci denemede kullanılacak tedavi daha yoğun olacaktır.

T: (0212) 282 58 62 | F: (0212) 282 58 10 | GSM : (0507) 350 53 60© Her Hakkı Saklıdır. Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzin ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
btwebs web solutions